Burası benim dünyam... Ağlarım, gülerim, kızarım, severim... Beni var eden her şeyle buradayım... Paylaşmak isterseniz, gönül kapım herkese açık...
Kurdale Değil Kurdele
Ayça’nın Günlüğü
Burası benim evim ve ben evimde mutluyum...
Kurdele Nakışı Desenleri
Kurdele Nakışı Desenlerine devam.
Bugün gene kendi çizdiğim bir modeli beğeninize sunacağım.
İnternette yine bir “desen arama kazı sondajındayken” aşağıda görmüş olduğunuz modeli buldum.
Tek başına garip garip duruyordu kenarda.
İçim acıdı, gel bakayım sen yamacıma yamacıma dedim:))
Pek akıllı usluymuş geldi hemen yanıma.
Biraz konuştuk (!) dertleştik (!), kendisinden ne gibi (etinden, sütünden, yününden) faydalanabileceğim hakkında fikirler verdi.
Sonunda bir kaç desen oluşturduk.
İlki; çıkış noktası kare olan bir model:
İkincisi; çıkış noktası yuvarlak olan bir model:
Her iki model salon takımı için rahatlıkla kullanılabilir.
Kumaşın ortasına deseni yerleştirebilirsiniz.
Etrafına en küçük çiçek kompozisyonunu serpiştirebilirsiniz.
Mesela:
Kim bilir sizin aklınıza neler neler gelir.
Belki bu deseni kumaşın ortasına değil de köşelerine uygulamak isteyebilirsiniz…
Ya da hiç üşenmez, tüm kenarlara uzunlu kısalı bu modeli sıra sıra yerleştirirsiniz -ki muhteşem olur.
Ama ben çizerken bile üşendim:)))
Daha önce de belirttim ya, hayal gücünüzü kullanarak, çok anlamsız gelen bir deseni bile bir çok şekle sokabilirsiniz
Etiketler: kurdale, kurdele, kurdele işi, kurdele nakışı desenleri, vs vs vs
Protesto Ediyoruz
Hala yarışmadan bir haber yok.
Hala beklemedeyiz.
Ve ben bugün heyecan yaptım.
Şimdiye kadar gayet sakin, “Hadi, hadi hadi, haydeeeee” şarkısı eşliğindeydim.
Bugün pırpırlanıyorum:)))
Bu arada size iletmek istediğim bir haber var.
Bilmiyorum kaçınızın haberi var: İstanbul, “2010 Dünya Kültür Başkenti” seçildi. 2010′a kadar birçok proje hayata geçirilecek. Avrupa’dan fonlar alınarak İstanbul 2010′a hazır hale getirilecek. Birçok insan İstanbul’a gelecek ve İstanbul bir cazibe merkezi olacak.
Çok güzel bir gelişme değil mi?
Ama bu güzellik, bir başka kötü haberle gölgeleniyor. Şöyle ki, İstanbul’un Kültür Başkenti olması dolayısıyla hayata geçirilecek bazı projeler için maddi kaynağa ihtiyaç var.
Peki bu kaynak nereden sağlanacak?
Elbette ki bizden…
Nasıl mı?
Benzin sağ olsun!
Dünyanın en pahalı benzinini kullandığımız yetmiyormuş gibi, şimdi her litre benzinden 1 Yeni Kuruş daha alınacak. 2010 yılına kadar sürecek olan bu GEÇİCİ (!!!!) vergi hepimize hayırlı uğurlu olsun.
Hani 1999 depreminden sonra telefonlarımıza uygulanan ve hala geçemeyen bir GEÇİCİ vergi vardı hatırlıyor musunuz? Hani adı daha sonra başka bir şeye çevrilip halen alınmaya devam ediyor…
Hah işte aynen onun gibi olacak.
GEÇİCİ olup, GEÇİRİP, bir türlü GEÇMEYEN vergi…
İlk olarak sadece İstanbul ili ile sınırlı olan bu 1 Yeni Kuruş vakası, daha sonra tüm Türkiye çapında uygulanması kararlaştırıldı.
Bu GEÇİCİ‘yi önlemek amacıyla bir protesto başladı.
Her gün sabah saat 07:45 de tüm araçlar kornalarını çalacak ya da dörtlülerini yakacaklar. Ayrıca tüm araçlara siyah kurdele takılacak. Aracı olmayanlar ise benim gibi çantalarına siyah kurdele takabilirler.
Bu protestoya duyarsız kalmamalıyız. Çünkü hepimiz biliyoruz ki, benzine gelecek en ufacık bir zam, peşinden bir çok şeye gelecek zammın habercisi oluyor.
Sizi bilmem ama benim artık bu yükü taşıyacak taakatim kalmadı. Cüzdanım ciddi anlamda boşalmaya başladı ve bu gözle görülür bir hale geldi.
Sanırım siz de bu durumun farkındasınızdır. En basit örnek; markete gittiğinizde daha önceden hop sepete attığınız bir ürünü, “Şimdi almayım, gelecek ay alırım” diyorsunuzdur. Daha ötesine gitmeye gerek yok.
Bu protestoyu ne kadar çok kişiye ulaştırabilirsek, o kadar sesimizi duyurma imkanına kavuşuruz.
Bu eylem dün başladı.Dün sabah işe gelirken bizim meşhur (!) Fatih Köprüsü yolunda hiçbir hareket yoktu. Bugün ise 06 SA …. (Unuttum) plakalı bir araç dörtlülerini yakmıştı. Nasıl mutlu oldum anlatamam. Sıklım tıklım otobüsün içinden el sallamak istedim ama tabi ki mümkün olmadı. Bende içimden; “Merhaba, demek siz de sesinizi duyurmak istediniz, demek siz de yanlış giden şeylere susmak yerine tepki vermeyi tercih ettiniz, teşekkür ederim” dedim.
İşte böyle…
Siz de bu durumu bir düşünün, uygun görürseniz çevrenizdekilere konuyu anlatın ve protestoya katılın derim. Haa…, ama siz benzini ucuza alıyorsanız, “beni etkilemez”", amaaann boşver kim uğraşacak şimdi”, “Aman canım sende, iki düt dütle iki pırpırla bir şey mi olur sanki”, “Benim arabam yok, benzinimde yok”, “Yaşasın dünyanın en pahalı benzinini kullanıyoruz, bir numarayız biz” diyorsanız elbette ki siz bilirsiniz.
Sevgiler…
Etiketler: benzin, geçici vergi, kurdele, protesto
Ay Gene Ben…
Bir altta ki yazıyla bu yazı nasıl birbiriyle uyumlu anlatamam.Bu sefer sitem hacklenmiş ve gene Banu haber verdi bana…
Bu sefer, “Tamam artık buraya kadarmış. Elveda sanal dünyam” derken, Sevgili Onur güzel haberi verdi. “Sorunu hallettim, hadi bakalım devam” dedi.
Bakalım devam edebilecek miyim?
Hevesimin kırıldığı bir gerçek.
Her ne kadar zorluklara göğüs gerebilme özelliğim varsa da, bazı durumlarda pes ediyorum.
Savaşmak yoruyor beni.
Kimi zaman savaş vermek için bazı şartların oluşması gerekiyor. Yapılabilecekler ve yapılamayacaklar vardır hayatta.
Yapım gereği kendi kendime yetmeye çalışan, çok fazla başkalarından yardım almayı sevmeyen bir insanım.
Ama işte buradaki gibi bir örnekle karşılaşınca pes ediyorum.
Bilgisayar dünyasından çok fazla anlamayan biri olarak, benim çözemeyeceğim sorunlar oluyor. Bir iki başkalarından yardım alıyorum ama üçüncü dördüncüsünde utanıyorum ve “Ne yapalım buraya kadarmış” diyip, kedi gibi kuyruğumu bacaklarımın arasına kıstırıp, başımı da patilerimin arasına alıp kös kös oturuyorum.
Bu arada uzun zamandır ortalardan kaybolmamın nedeni, bir yarışmaya hazırlanıyor olmamdı.
Çok ciddi anlamda bu kurdele işine kaptırdım gidiyorum.
Türkiye çapında bir yarışma var ve Perşembe günü Ankara elemeleri yapılacak.
Hazırladığım örneğin başına, pişmiş tavuğun başına gelmeyen şeyler gelince, yeniden hazırlamak zorunda kaldım. Ve muhtemelen bugün son rötuşları (çünkü gece 2′de, örtüyü fırlatıp atıp, ciyak ciyak; yarışmanın da, örtünün de, kurdelenin de, bu hayatın da, pirincin de…. diye çığırınca son işlemleri yapmadım) canım annem ve sevgili komşumuz Gülhan Teyze tarafından yapılıp, idareye teslim edilecek. İlk olarak illerde ön elemeler gerçekleştirilip, daha sonra Türkiye elemesi yapılacak. Bakalım göreceğiz neler olacak.
İlk başta oldukça umutluydum, çalışmama çok güveniyordum. Ancak başka bir arkadaşım, Sevgili Büşra’nın çalışmasını görünce, benimkinin fasa fiso olduğunu düşündüm. Çünkü o kadar güzel işlemiş ki Büşra, inşallah bu emeklerinin karşılığını alır. İnce ince, çıtır çıtır, minik minik o kadar özenmiş ki, tüm samimiyetimle ve tüm kalbimle başarılı sonuçlar almasını temenni ediyorum.
Sonuçlar açıklansın, hem benim hem de Büşra’nın çalışmalarını sizlerle de paylaşacağım. Ancak yarışma öncesi çalışmaların hiçbir yerde yayınlanmaması gerekiyormuş. Ben de cesaret edip buraya resimlerini koyamadım.
Aaaa, bu arada geçtiğimiz günlerde çok hoş bir jestle karşılaştım. Ayol bende de söyleyecek ne çok şey birikmiş. Özlemişim kızlar sizleri:)))
Bir mail gelmiş:
“Anchor Butik <anchorbutik@coats.com> wrote:
Merhaba Ayça Hanım, bu başarılı websitesi için sizi kutlarız.
Açıklamalar ve resimler çok açıklayıcı. Sevgiler.
Website: http://www.anchorbutik.com/“
Aman nasıl keyiflendim, nasıl keyiflendim anlatamam. O gün ağzım kulaklarımda, yok hayır taaaa ensemde dolaştım ortalıkta…
Neyse, sitemin başına bir şey gelmeden hemen yayınlayım bari yazımı, ne olur ne olmaz:)))
Hepinize kocaman sevgiler…
Etiketler: hack, kurdele, yarışma
Kurdele Nakışı Teknikleri-1
İğne Ardı (Sap işi):
Bir önceki malzemeleri anlattığım bölümde İğne Ardı yada diğer adıyla Sap İşi’nden bahsetmiştim.
İğne ardı, kurdele nakışının temelini oluşturmaktadır.
Düzgün yapıldığı takdirde hoş bir görüntü ortaya çıkar.
Aslında kafamda çok daha güzel fotoğraflarla sap işini anlatmak geçiyordu ancak makinamın azizliğine uğradığım için, istediğim netlikte fotoğraflar çekemedim. Makinem düzeldiği zaman bu resimleri değiştireceğim. Şimdilik affınıza sığınıyorum.
Evet, o zaman hep beraber iğne ardı tekniğini uygulamaya çalışalım.
İlk olarak örnek bezimizin üzerinde çalışalım.
Her türlü kumaşı örnek bezi olarak kullanabilirsiniz.
Ancak beyaz patiska kumaş yüzyılın (!) örnek bezi seçilmiştir:)))
Temin edebilirseniz beyaz bir patika kumaş üzerinde çalışmanızı deneyin.(Beyaz çarşaflar bu iş için idealdir. Ayşe Teyze gibi carrtttt yırtıverin)
Örnek bezimizi kasnağa yerleştirelim.
Burada da dikkat edilmesi gereken bir nokta var: El nakışı yaparken kasnağın küçük olan parçası altta, büyük olan parçası da üstte olması gerekir.
Küçük olan kasnağı masanın üzerine koyun.

Üzerine örnek bezinizi yayın.

Büyük olan kasnağı, küçüğün üstünden geçirin.

Kasnağa geçirdikten sonra kumaşı, kasnağın kenarlarından çekerek, kumaşın kasnak içinde gergin olup olmadığını kontrol edin.
Kumaş oldukça gergin ve parmağınızın ucuyla vurulduğunda tok tok (!) diye ses çıkartması gerekir.
Şöyle anlatabiliriz: Tef gibi gerilmek tabiri bu iş için de kullanılabilir.
Eğer kumaşımız kasnağımıza tam olarak gerilmiyorsa, bir iki küçük kumaş parçasını şekilde ki gibi yerleştirip, kumaşın gerilmesini sağlayabiliriz.

Kumaşımızı kasnağımıza gerdikten sonra yumuşak uçlu resim kalemimizle kumaşın üzerine düz bir çizgi çizelim.
Muline ipimizden yaklaşık 30 cm uzunluğunda bir parça keselim.
El nakışında kullanılan ipler için ideal uzunluk 30 cm kadardır.
Daha uzun parçaların kullanımı sonunda ipler deforme oluyor ve pamuklanıyor.
Sizin de gördüğünüz gibi kestiğimiz muline ipi 6 kattan oluşuyor.
İpin 3 katını ayırıp dikiş iğnemize takalım.
Muline ipi üç kat olarak kullanıldığında başarılı sonuçlar veriyor.
Diğer üç katını, bu kullandığımız ip bittiğinde tekrar kullanacağız.
Şimdi, kumaşın üzerine çizdiğimiz çizginin başlangıç noktasından ve kasnağımızın altından iğnemizi batılarım.
Burası bizim A noktamız olsun.

İğne ardı tekniğinde ideal genişlik 0,50 cm yani yarım cm dir.
Göz kararıyla yarım cm ileriden iğnemizi B noktasından batıralım.

İğnemizin arkası ile A ve B noktalarının tam ortasından çıkalım.
Bu da bizim C noktamız olsun.

İğne ardımızın düzgün olmasını istiyorsak boşta kalan ipimizin, iğnenin sürekli ya sağında yada solunda olmasına dikkat etmemiz gerekiyor.

C noktasından çıkarttığımız iğneyi yine göz kararıyla yarım cm aralık bırakarak D noktasına batıralım.

D noktasına batırdığımız iğnemizin arkasını bu sefer B noktasının çıkarttığımız delikten çıkartalım.

Bu işlemi çizgimiz boyunca yapalım.

İşte bu kadar, Artık siz de süper bir şekilde iğne ardını yapmaya başladınız.
Bir sonraki dersimizde iğne ardımızı desen üzerinde uygulamaya ne dersiniz?
Etiketler: iğne ardı, kasnak, kurdale, kurdela, kurdele, muline, örnek bezi, sap işi, sim
Kurdele Nakışında Kullanılan Malzemeler-2
Muline:
Kurdele nakışının olmazsa olmazı bir başka malzemesi de muline ipidir.
Anchor ve DMC marka mulineler, hem kalite açısından hem de renk çeşitliliği açısından göz dolduruyor.
Ben henüz bu ikisinin arasında ki farkı anlayabilmiş değilim.
Tek fark fiyatlarında; biri 75 kuruşa diğeri 65 kuruşa satılıyor.
Hangisinin rengi hoşuma gittiyse onu alıyorum.
(Not: Fotoğraf makinamdan kaynaklanan bir sorun nedeniyle iplerimin fotoğrafını çekemedim ve DMC ile Anchor’un sitesinden bu fotoğrafı arakladım)
Muline, yapacağımızın modelin altyapısını oluşturmakta kullanılıyor.
Özellikle çiçeklerimizin sapları ve bağlantı noktalarını muline yardımıyla gerçekleştiriyoruz.
Yaklaşık 8 metre ve 6 kat olarak piyasaya sunulan iplerin uygulamasını 3 kat olarak yapıyoruz.
Anchor’un sitesini gezdiğimde mulinelerin yaklaşık 460 renk çeşidinin olduğunu gördüm.
Ben çoğunlukla yağ yeşili tonunu severek kullanıyorum.
İp almaya gittiğinizde zaten göreceksiniz; kocaman bir stand muline ipine ayrılmıştır.
Minik minik kutular içinde bir ana rengin bir sürü tonlaması vardır.
Dikkat; aman kendinizi kaybetmeyin ve paniklemeyin renkleri gördüğünüzde.
İnsanın içinden “Acaba bu standı kaç paraya satarlar ki?” sorusu geçiyor:)))
Sim İp:
Ben sim ipi çok sevdiğim için muhakkak çalışmaların da elişi sim makarası da kullanıyorum.
Anchor’un sarı simi vazgeçilmezim oldu.
2.50 ile 3.50 YTL arasında değişiyor fiyatı.
Bir tane aldınız mı doya doya kullanın.
Çabuk bitmiyor.

Hayalet İp:
Bir de kurdele nakışında kullanılan hayalet ip var ki, akıllara ziyan:)))
Bildiğimiz misinanın incecik hali.
Çalışmalarımızı sabitlemek amacıyla kullanılıyor.
Ben kendileriyle yeni tanıştım, en kısa sürede sizin de tanışmanızı isterim.
Sadece nakış için değil, her türlü iplik gerektiren yerde gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.
Mesela bir çok hanımın kabusu olan paça kıvırma olayında kendisi Oscar’lık bir oyuncu gibi.
İstediğiniz kadar kumaşın yüzüne çıkartın hiçbir şey belli olmuyor.
Yada düğme dikerken kullanın.
Kumaşın rengine uygun ip bulamadınız mı hemen hayalete sığının, sizi yüzüstü bırakmayacaktır:)))
Kasnak:
Kurdele nakışının en can alıcı noktalarından birisi de kasnaktır.
El nakışı kasnağı gerektiriyor bu çalışma.
Orta boy ve lütfen vidasız kasnak sahibi olun.
Piyasada genellikle vidalı kasnak satılıyor.
Ancak bu kasnak hem kumaşa zarar veriyor hem de belli bir süre sonra vidası tutmuyor ve yenisini almak zorunda kalıyorsunuz.

Diğerleri:
Son olarak elbette ki makas, mezura, örnek bezi, sarı kopya kağıdı, çizim kalemi, silgi, kalemtraş, parşomen kağıdı da çantanızda bulunması gereken materyaller.
Bir sonra ki dersimizde yavaş yavaş model uygulamasına geçelim artık değil mi:)
Etiketler: kasnak, kurdale, kurdela, kurdele, muline, örnek bezi, sim
Kurdele Nakışında Kullanılan Malzemeler-1
Kurdele:
Adı üstünde illaki kurdele:)))
Ama öyle her kurdele değil.
Piyasada iki çeşit nakış kurdelesi vardır; İpek ve organize…
Benim tercihim ipek kurdeleler.
Çünkü organize kurdelenin bozulması çok kolay oluyor. O ilk alındığında ki zerafeti, iğneye takıldığı anda kayboluyor. Kıvrılıyor, bükülüyor, lifleri ayrılıyor vs vs… O yüzden benim gibi sabır denilen özellikten pek nasibini almamış biriyseniz ipek kurdeleyle çalışın.
Ama tabi ki her ipek kurdeleyi almayın.
Piyasada çok sayıda çin malı kurdeleler var.
Ancak bunlar çok ince ve cansız duruyor.
Ucuz diye cazip gelebilir fakat 2 mt ile işiniz görülecekken bu kurdeleden 4-5 mt almak zorunda kalıyorsunuz ve astarı yüzünden pahalıya çıkıyor.
Benim tavsiyem Majestik Marka kurdele almanız.
Emin olun çok daha kaliteli ve yaptığınız işi layıkıyla gösterir.

Kurdeleler 4-7-13 ve 25 mm’lik genişliklerde satılıyor.
Yapraklar için genellikle 4 mm’likler, Küçük goncalar için 7 mm’likler ve güller için de 13 ve 25 mm’likler kullanılıyor.
Nakış çantanızda bulunması gereken vazgeçilmez iki renk var; Yapraklar için 4 mm’lik yağ yeşili (ki her ton çiçeğe oldukça yakışıyor) ve tomurcuklar için yine 4 mm’lik sarı kurdele…
Yapacağınız modele uygun olarak da çiçekleri oluşturmak için 13 mm’lik kurdeleler.
İlk başlayanlar için kurdelede renk seçimi de büyük önem taşıyor.
Ben gidip anlamsız renklerden bir sürü almışım.
Hiç birini kullanamıyorum.

Kurdele almaya çıkmadan önce, yapacağınız çalışmayı nerede kullanacağınıza karar vermeniz gerekir.
Diyelim ki salonda kullanacaksınız ve koltuklarınız leylak rengi, siz tutup da kırmızı güller yaparsanız hoş durmaz. Eflatun ve tonlamaları daha şık olacaktır.
Ya da gülkurusu ağırlıktaysa, gülkurusunun tonlarını seçmelisiniz.
Tonlama tabiri genellikle koyu-orta-açık kavramları için kullanılıyor.
Tabi ki illa da üç renk kullanacaksınız diye bir kural yok.
İlk başta iki renkten başlayıp daha sonra kendinizi aşıp beş renge kadar çıkabilirsiniz:)))
Ama ben mümkün olduğunca pastel tonlarını tercih etmeye dikkat edin derim.
Fikir vermesi açısından aşağıda ki resimde pembe ve tonlarını bir araya getirdim.

Kurdele İğnesi:
Bu nakış için özel iğneler satılıyor. Bir paketin içinden dört adet iğne çıkıyor. Needles marka iğne almanızı öneririm.

Ayrıca dikiş iğnesi ve toplu iğne de sıklıkla kullanılıyor. Toplu iğnenin boncuklu olmasına dikkat etmenizde fayda var. Çünkü bildiğimiz standart çelik iğneler diğerlerine nazaran daha kalın olduğu için hem kullanımı zor hem de kumaşı zedeliyor.

Gelecek dersimizde malzemelerimizin 2. bölümü hakkında bilgi vereceğim.
Etiketler: kurdale, kurdela, kurdele, nakış iğnesi, toğlu iğne
Kurdele Nakışı Kursu
Hızlandırılmış Kurdele Nakışı Kursu (!)
10 Şubat, yani dün, blog oyununda ikinci yılımı doldurdum.
2. yaşımda sizlerle farklı bir paylaşım içinde olmak istedim.
Uzun zamandır aklımdaydı ama cesaret edemiyordum.
Konuyu Zerrin’e açtığımda büyük destek oldu ve beni yüreklendirdi.
Bir süredir kurdele nakışına ilgi duyuyorum ve kendi çapımda yapmaya çalışıyorum.
Konuyla ilgili ınternette araştırmalar yaptığımda birkaç site dışında bu el sanatı ile ilgili yeterli bilginin olmadığını fark ettim.
Yorumları takip ettiğimde ise, aslında bu nakışın çok meraklısı olduğunu ancak nereden ve nasıl başlayacaklarını bilemediklerini gördüm.
Ben de bu eksikliği bir nebze olsun gidermek amacıyla, bugüne kadar öğrendiklerimi ve bildiklerimi “Kurdele Nakışı Kursu” başlığı altında sizlerle paylaşmak istiyorum.
Elbette sizlerin de desteği benim için çok önemli.
Belki bilmediğim, atladığım şeyler olabilir, ki muhakkak vardır.
Çünkü öyle büyük bir deniz ki, içinde o kadar çok güzellikler barındırıyor ki, tavsiyelerinizle bu güzellikleri hep beraber yaşayabiliriz.
Bana yorumlarınızla bu konuda destek olursanız sevinirim.
İlk dersimize yarın, Kurdele Nakışı’nda kullanılacak malzemeleri tanıtmakla başlayacağım.
Hepinize kolay gelsin.
Etiketler: kurdale, kurdele, kurs, nakış
Kurdele Nakışı Salon Takımı
Hafta sonu Ankara’nın soğuğunda evden dışarı çıkamazsanız ne yaparsınız?
- 1- Yan gelip yatılır
- 2- Üflenir, püflenir
- 3- DVD’de bir sürü film seyredilir
- 4- Üflenir, püflenir
- 5- Mutfağa girilir, boy boy çeşit çeşit yemekler, pasta börekler yapılır
- 6- Üflenir, püflenir
- 7- Temizlik yapılır
- 8- Üflenir, püflenir
- 9- Gardıroplar, çekmeceler boşaltılır, yeniden yerleştirilir
- 10- Üflenir, püflenir
- 11- Cumartesi gününün neden tatil olduğu sorgulanır (!)
- 12- Üflenir, püflenir
- 13- Sevgilinizi özlersiniz ve bu sefer offf offff çekersiniz
- 14- Ve sonunda kendinizi kurdelelerin içine atarsınız…
Cumartesi gününün tatil olmasını dört gözle bekleyen ben, tatil olduktan sonra yapacak bir şey bulamayıp, sıkıntıdan patladım.
Üstüne üstlük Cumartesinden sonra bir de Pazar var…
Boşuna dememişler alışmayan şeyde şey durmazmış diye…
Bizde hafta sonu tatillerine henüz alışamadığımız için bir süre daha bunalım takılmaya devam edeceğiz gibi gözüküyor.
Neyse ki yeni takıntım kurdeleler yardımıma koştu da, sıkıntımı bir nebze giderdi.
Annem yeni bir salon takımı istemişti ancak bir türlü model bulup uygulamaya geçememiştim.
En sonunda üstün zekamı (!) kullanarak, farklı bir iki modeli bir araya getirdim ve aşağıda görmüş olduğunuz modeli yarattım.
Tamamıyla bana ait bir modeli gururla sunarım :))))

Etiketler: can sıkıntısı, kurdale, kurdela, kurdele, salon takımı, seç beğen al







