Burası benim dünyam... Ağlarım, gülerim, kızarım, severim... Beni var eden her şeyle buradayım...
Ayça’nın Günlüğü
Bir başka kızsal blog…
Burası benim evim ve ben evimde mutluyum...
Kütüphane’ye En Son Ne Zaman Gittiniz?
Nereden çıktı şimdi bu soru demeyin.
Gerçekten en son ne zaman Kütüphane’ye gittiniz?
Ben en son orta okul zamanında dönem ödevini hazırlamak için gitmiştim.
Kumrular Sokakta ki Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi…
Eski ama bakımlı bir binası vardı.
İçi ilk gittiğimde beni çok etkilemişti.
Ahşap koyu renk masalar ve zemin, yüksek bir tavan…
Bir film karesinde gibi hissetmiştim kendimi.
Ancak ne zaman salonda yürümeye başladım, film birden gerilim filmi olmuştu.
Hele bir de oturmaya kalkınca tam bir korku filmine dönüştü.
Çünkü ahşaplar gıcırdıyordu…
Gülmeyin…
Orta okul öğrencisiyim.
Bize kütüphanede gürültü yapılmaz, araştırma yapan insanlar rahatsız edilmez denmiş.
Ama kütüphane gıcırdıyor…
Herhalde herkes benim gibi düşündüğü için zaten kimseden ses çıkmıyor, o sessizlik içinde ki gıcırdamayı bir düşünün siz.
Hele bir de gıcık tutar, öksürük gelmez mi?
Allahım, o gıcırdayan tahtalar yarılsa da ben bir içine girsem de, rezil olmaktan kurtulsam…
Ama tabi ki o öksürük geçmek bilmez, o tahtalarda yarılmaz…
Hele bir de öksürmeyim diye kendinizi tutarsınız, tutarsınız en sonunda tuhaf bir sesler o öksürük çıkar ya boğazınızdan….
İki kat rezil bir durum…
Offf offf offfff…
Şimdi olsa hiç umurumda bile olmaz ama o zamanlar daha küçücüktüm ben yaaaa…
Şimdi yazarken hatırladım, daha sonra da gittim ben kütüphaneye.
Bahçelide ki Milli Kütüphane’ye gittim en son.
Sanırım 7-8 yıl oldu.
Muhabirlik yaptığım dönemlerde, bir televizyon programcısı için metin hazırlıyordum.
“Geçmişten günümüze Türkiye’de Magazin Haberciliği” gibi bir konuydu yanılmıyorsam.
O sayfayı nasıl bir kapattıysam o döneme ait her şeyi silmişim beynimden:))
Çok büyük, aydınlık ve ciddi bir donanıma sahip bir kütüphane idi Milli Kütüphane.
Şimdi çok çok daha gelişmiştir.
Aslında belki de zaman zaman oturduğumuz yerden kalkıp, kütüphane, müze gibi yerleri ziyaret etmek ruhumuzu şımartmanın bir yolu olabilir mi
Etiketler: kütüphane
“Kütüphane’ye En Son Ne Zaman Gittiniz?” için 3 Yorum
Yorum Yapın



hayatımda bir kere üsküdardaki (23 yıl önce) kütüphaneye gittim:)) o da kapalıydı. ben de eve geri döndüm:))) kütüphane deyince aklıma evde sürekli tozunu aldığım raflar geliyor:)
Yahu o kütüphanenin de tozu hiç bitmez ya… Bir sandalyeler bir de kütüphaneler nasıl toz çeker öyle… Offff offff:)
AYçam, ben en son geçen sene gittim kütüphaneye. Kıbrıs’a geldiğimde doğru düzgün kitapçı bulamadım. istanbul’dan kitap taşımaya yetişemiyordum. Kütüphaneye üyeliğimi yaptırdım. 10 günde bir girne halk kütüphanesine gittim..
İlk kütüphaneye gidişim ise ilkokuldaydı. Ama kütüphane ile ilgili bir anımı anlatmadan geçemeyeceğim miiirim :) Ortaokuldayız arkadaşlarımızla okuldan kaçalım dedik. Benim ilk okuldan kaçışım olacak. Kaçtık, ama ne yapacağımızı bilmiyoruz. Neyse 3-4 kızız. ben ve arkadaşım diğer sürekli kaçan arkadaşlarımızla fikir ayrılığına düştük. Onlar başka yere gitmek istediler gittilerde. Biz iki salak ne yapalım ne yapalım diye düşünürken bari gidip kütüphanede ders çalışalım dedik. Neyse gittik ödev yaptık okul dağılma saatindede eve döndük. Babam evde beni bekliyor. Kızım nerdesin okuldaydım (yok değilmişsin remzi aradı beni (remzi arkadaşı okul md. yard. sı) Okula gitmemişsin. Evet gitmedim baba okuldan kaçtık kütüphaneye gittik. İnanmadı tabii. :) Tarihe okuldan kaçıp aileden gizli kütüphaneye kaçan iki salak olarak isimlerimizi kazıdık.. :))))
Oyy pek yazdım. ben gideyim. öpüyom yanaklarından
:))))))) Hemi de altın harflerle:)))) Canımsın:)
İki hafta önceydi sanırım,kitap almak için uğramıştım.Eşim öğretmen ve onu her ziyaretimde okulundaki kütüphaneyede uğrarım.Kütüphanenin kokusu bambaşkadır.Kitapların kokusu beni ayrı bir dünyaya götürür, raflar arasında dolanmak, ilgimi çeken kitapları kurcalamak, nasıl desem zaman ve mekan kavramını yitirip sanki başka bir boyuta geçiyorumm.Üzüldüğüm ve içimi acıtan konu ise çocuklarımızın bu kütüphanelerden faydalanmaması ve internet ortamında ödevlerini hazırlamaları(kendi çocuklarım da dahil) :((
İşte benim karar veremediğim nokta bu… Acaba bu durum iyi mi kötü mü? Internet gibi belki de tekerlekten sonra (yok bir de bulaşık makinesi var) ki en büyük nimetlerden olan ınternet acaba iyi mi kötü mü? Kütüphaneye gitmek gerekir mi gerekmez mi? Belki de hep şikayet ettiğimiz zaman kaybını internet ciddi anlamda engellemiyor mu? Kütüphanelerde bile bir çok eser sanal ortamda ihtiyacı olanlara sunulurken evimizde bir tuş uzakta ki bilgilere ulaşmak için çabalamanın gereği var mı yok mu? Peki durum böyleyken, o saman kağıdının kokusunu duymanın, parmaklar uçlarıyla satırlara dokunmanın, kağıdı hissetmenin duygusal hazzını yaşayamamak… Bilemiyorum… Karar veremiyorum…