Burası benim dünyam... Ağlarım, gülerim, kızarım, severim... Beni var eden her şeyle buradayım... Paylaşmak isterseniz, gönül kapım herkese açık...
Ayça’nın Günlüğü
Bir başka kızsal blog…
2006 yılında başladığım blog oyununda 1 yaşındayım. Hakkımda bilinmesi gereken her şey yazılarımda yer alıyor. Boş vaktinizde uğrarsanız benimle ilgili daha fazla bilgi edinebilirsiniz...
Kurdele Nakışı Yarışması’na Katılan Örtü
Daha önce bahsetmiştim.Bizden yaklaşık 10 kadar çalışma şu meşhur Kurdele Nakışı Yarışmasına katılmıştı.
Ama hiç birinden fotoğraf çekmemiştim.
Ne olur ne olmaz, şeytan dürter, yarışma öncesi dayanamaz yayınlarım, tüm emekler heba olur diye.
Yarışma sonrası çeker teker teker yayınlarım diye düşündüm ama bir türlü çalışmalar elimize ulaşmadığı için halen fotoğraf çekmeyi beceremedim.
Ancaaaakkk, son dakikada sürpriz bir olay meydana geldi.
Yarışmaya katılan arkadaşlarımızdan Cemile Hanım, çalışmasının diğer parçasını işlemeye başlamış bile.
Yarışmaya herkes tek parça ile katılacaktı.
Cemile Hanım, Salon takımının masasını göndermişti.
Vee bu da o çalışmanın diğer parçası:
Biraz detay vermem gerekiyorsa:
Kumaşımız Meydane kumaşı. Daha önce anlatmıştım bu kumaşın özelliklerini.
Pembe tonlarında ki çiçekler, zarf gül ile süslendi.
Sarı tonlarında ki gülün yapımı çok zordu. Ben seyrederken yoruldum ve hiç öğrenmek için çaba sarfetmedim:) Bu gül yapılırken kurdelenin üstüne minik minik boncuklar işlendi. O aşamada ben zaten pes ettim:) Bende o kadar sabır nerdeee:)
Hele o uzun yapraklar var ya, onlar da en az sarı gül kadar zordu. Minik minik teğellerle kurdeleler birbirine tutturuldu, arada sırada büzüldü, kumaşa monte edilirken ufak dokunuşlarla şekil verildi. Olmadı söküldü, bir daha, bir daha yapıldı…
Aman aman aman, Sevgili Cemile gerçekten çok uğraştı, çok bunaldı…
Hele bir de tam yarışmaya gitme evvelinde kumaşın üzerine su damlamaz mı? O su iz bıraktı kumaşın üzerinde… Herkes panik oldu, “tüh tüh, vah vah, ne yapacağız şimdi, şöyle mi olsun, böyle mi olsun” yakarışları sonunda tüm örtü suya sokuldu. Su lekesi çıktı ama bu sefer de kumaşın kolalı hali kayboldu… Bir kez daha tüh tühler, vah vahlar… Neyse bir şekilde bu sorun da atlatıldı ve yarışmaya gitti.
Sonuç mu ne oldu? Benim durumumun aynısı, Ankara elemelerinde çuvalladık:)))
Cemile’ciğim, ellerine sağlık hayatım…
Etiketler: kurdale, kurdela, kurdele işi, Kurdele Nakışı, kurdele yarışması, zarf gül
“Kurdele Nakışı Yarışması’na Katılan Örtü” için 4 Yorum
Yorum Yapın





Oof offf,yazık olmuş örtüye…
O ilk hali ne yaparsan yap olmuyor.Zira kurdeleninde
suya girince apresi gidiyor.. Kuru temizleme daha iyi sonuç veriridi suya batırmasalardı keşke..Efendim,özlemişim güzel yorum ve yazılarınızı.Sevgiyle balkahve
Gerçekten kuru temizleme niye akla gelmedi ki??? Vakti mi yoktu ki acaba?? Ay bilemedim. Cumartesi günü bi sorayım neden böyle yaptık… Ama o telaş içerisinde kimse sağlıklı düşünemiyordu ki:))
Bir şey itiraf edeyim; Ben de sizi özlemişim:)
güzel blog.başarılarının devamını dilerim.
isminle açmış olman pek fazla önemli değil.
belli kelimeleri sıklıkla kullan gerisi gelir.ama abartma :)
hadi kolay gelsin başarılar
Peki:) Teşekkür ederim:)
önce kocaman bir geçmiş olsun diyeyim kaza için arkadaşınıza.örtünün tamamını merak ediyorum doğrusu.birde sarı çiçekleri azıcık yakından çeksenizde görsek olurmu?
*********************
hayırlı bereketli cumalar dileyeyim şimdiden…sevgiler..
Olur tabi, neden olmasın:) Aminnnn, cümlemize hayırlı Cumalar inşallah maşallah:)
Herşey öylesine güzelki ellerine sağlık bizimle paylaştığın için.
Ayrıca çok teşekkür ederim başsağlığı mesajın için.
sevgilerimle
Ben teşekkür ederim. Bazen öyle anlar gelir ki tanımadığın birisi bile olsa bir yakınlık, sıcak bir merhaba insana iyi gelir:) Sevgiler…