Burası benim dünyam... Ağlarım, gülerim, kızarım, severim... Beni var eden her şeyle buradayım... Paylaşmak isterseniz, gönül kapım herkese açık...
Kurdale Değil Kurdele
Ayça’nın Günlüğü
Burası benim evim ve ben evimde mutluyum...
Kurdela Nakışı
Bir tane yaptım bıraktım sandınız dimi…
Yanıldınız.
Bu arada bir de şu aşağıda görmüş olduğunuz örtüyü hazırladım.
Sadece kenar baskısı kaldı.
Onu da hallettim mi, oldu da bitti maşallah, nazar değmez inşallah olacak:)))
Ayy ben çok marifetliyim çoookkkk…
Bu arada boşuna dememişler, “Gençler düşünebilse, yaşlılar yapabilse” diye…
Çok severim bu lafı.
Çok yanlış bir meslek seçmişim kendime.
Aslında benim gidip Halk Eğitim Merkezlerinde el sanatları öğretmeni olmam gerekiyormuş.
Lay lay lomm, güle oynaya el işi yapmalıymışım ben.
Şimdi istediğim kadar ahlayıp oflayım, geriye dönüş yok.
Ahhh, ahhh… Şu eğitim sisteminin bir gün düzelip, insanların mutlu olacakları meslekler doğrultusunda eğitim alabileceği günleri görebilecek miyim acaba?
Tamam tamam, sorunun cevabını biliyorum, ama ne yapacaksın, umut dünyası işte…
Sevgiyle

Etiketler: , eğitim sistemi, kurdela nakışı, şömentable
Kurdela Nakışı
Buraya kadarmış dayanamadım…
Bilenler bilir: El İşi yapmaktan çok hoşlanıyorum, müthiş keyif alıyorum.
Son takıntım Kurdela Nakışı oldu.
Ufaktan başladım bir şeyler yapmaya.
Kaç zamandır sizlere yaptıklarımı göstermek istiyorum ama başarılı fotoğrafla çekemeyince sayfaya eklemenin de bir anlamı olmadığını düşündüm.
Ancak içim içimi yedi bitirdi.
En sonunda dayanamadım, “Bana ne, bana ne” diyerek Allah ne verdiyse beğeninize sundum…
Bakınnnn bunları bennnn yaptımmmmmmmm…


Şimdi Kurdela Nakışı temelde “İğne Ardı” tekniğine dayanıyor.
İğne ardını yaptın mı iş bitmiş demektir.
Ondan sonrası eğlenceli kısmı.
Evir çevir, bük, dolandır, lay lay lomm şeklinde oyna dur.
En güzeli de kimse size karışmıyor.
Belli başlı teknikleri bildikten sonra gerisi tamamiyle sizin keyfinize kalmış bir olay.
Büyük bir gönül rahatlığı ve pişkinliği ile, tıpkı İ. Melih Gökçek gibi “Ben yaptım oldu” diyebilirsiniz.
Kimsenin de gıkı çıkmaz.
Yukarıda ki modeli Süheyla’nın çeyizine yaptım:))))
Eeee, hep anneler kızlarına mı yapacak, biraz da kızlar anneleri için bir şey yapmalı dimi.
Güzel güzel evine sersin, mutlu olsun istedim.
Ancak söylemesi ayıp o kadar güzel yapmışım ki, “Ben bunu gündeliğe kullanmam, bayramlarda seyranlarda sererim, sen bana yenisini yap” demez mi…
Ben bu mantığı anlamadım, anlamıyorum ama artık kafa da yormuyorum.
Çok yoruyor beni çoookkkk:))))
Yani evin kocaman misafir odası sürekli kapalı tutulur da, küçücük odalarda alt alta üst üste oturulur ya… Neymiş efendim orası misafir gelince açılacakmış ya… Misafir de ayda yılda bir gelir zaten, mesela bayramlarda…
Aman neyse… Kafamız basmadığı bir konu bu…
Şimdi hanımefendiye yeni bir tane daha yapacağız.
Umarım bunu kullanır.
Bu arada aklıma geldi.
Çok alakasız ama çok entresan…
Ben duaların gücüne çok inanan bir insanım.
Ancak ezberim kuvvetli olmadığı için çantamda küçük bir dua kitabı vardır.
İçim daraldığı zaman okurum ferahlarım.
Çok güzel bir kitabım vardı ama bir şekilde sır oldu (!) uçtu (!) gitti.
Kuzenim Buğra bana yenisini aldı.
Kitapta bir çok duanın yanı sıra şöyle bir dua var ki evlere şenlik!!!!
Aynen yazıyorum:
Kocası Ölen Kadının Okuyacağı Dua: “Allah’ım! Beni ve onu bağışla. Bana ondan daha hayırlısını nasip eyle.”
Bu nedir böyle yaaaaaaaaa….
Valla ben bunu anlamadım, anlayan birisi varsa beni de bi zahmet aydınlatsın.
Bak gene sinirlendim.
En iyisi bir çay alayım kendime :)))
Sevgiyle kalın…
Etiketler: kurdela nakışı






