Burası benim dünyam... Ağlarım, gülerim, kızarım, severim... Beni var eden her şeyle buradayım... Paylaşmak isterseniz, gönül kapım herkese açık...
Ayça’nın Günlüğü
Bir başka kızsal blog…
2006 yılında başladığım blog oyununda 1 yaşındayım. Hakkımda bilinmesi gereken her şey yazılarımda yer alıyor. Boş vaktinizde uğrarsanız benimle ilgili daha fazla bilgi edinebilirsiniz...
Hop Hop Değiş Tonton ve Kurdele İşi Deseni
Offf, offff, bir daha offfffffffffff…
Canım sıkılıyooooooorrrrrrrrrrr…
Yoğun tempoya o kadar çok alışmışız ki, bugün ofiste yaprak bile kımıldamıyor ve ben sıkıntıdan patlamak üzereyim.
Bünye kaldırmıyor bu durağanlığı?
Oda oda dolaştım, millete sataştım olmadı. Oyun oynadım olmadı. (Bu arada www.oyunus.com adresinde wordabula oyunu var ki tam bir bağımlılık yaptı. Fırsat bulursanız bir bakın). Tüm zararlı içecekleri (çay, Türk kahvesi, nescafe, kola) tükettim olmadı. Yarım kalan işleri tamamlandım olmadı. Bir ara bilgisayardaki dosyaları yeniden düzenleyeyim, kendime bir ağaç yapayım dedim, başladıktan 5 dakika sonra bıraktım o da olmadı. Zaman geçmedi, geçmiyooorrrrr…
Fena halde alışveriş merkezine gitme isteğim var.
Sanırım can sıkıntısının en büyük belirtisidir bu.
Siz de yapar mısınız?
Büyük mağazalara gidip, çeşit çeşit kıyafet alıp, kabinde onları deneyip, bunun burası, şunun şurası kötü diyip tekrar yerine bırakır mısınız?
Böyle durumlarda o kıyafetleri giyip çıkartmak hiç zor olmaz da, muhakkak almanız gereken bir şey olduğunda o kabinlere girmekten nefret eder misiniz?
Hele istediğiniz gibi bir şey bulamazsınız ya…
Tipik Murphy Kanunu işlemeye başlar: Lazım olan şeyi asla bulamazsınız! İş işten geçti mi? Hemen karşınıza çıkar. “Aaaa, işte ben bunu arıyordum, bir türlü bulamadım. Bak şimdi her yerde bundan var”:))))
Kaderin cilvesi mi diyelim bu duruma bilemedim…
Ve gene kendimi tebrik ediyorum, güzel bir sıçrama ile daldan dala atladım.
Hoopp değiştirelim konuyu hemen….
Hooopp ve değiştirelim kelimeleri yan yana olunca aklıma geldi.
Benim yaş civarım hatırlarlar; bir çizgi film vardı: “Hop Hop değiş Tonton” Balona benzeyen yusyuvarlak yaratıklar bu sözü duyar duymaz şekilden şekile girerlerdi. Sanırım adı “Tonton Ailesi” idi.
Hatırlayan var mı?
Aman nasıl severdim onları ben. Arkadaşlarla toplanıp, bulutları tonton ailesine benzetirdik. Ahhhh çocukluk ahhh…
Bir dakika yüce google dan fotoğraflarını bulayım.
………………
Ya bir sürü resim var ama başkasının arayıp bulduğu şeyi sayfama almayı pek uygun görmedim. Onun yerine şöyle bir güzellik yapayım: Tıklayın…
Kendimi bir kez daha tebrik edeyim, konuyu gene dağıtmayı başardım:)))
Konumuz can sıkıntısı.
Çeşitli eylemlerle bu can sıkıntısı geçmeyince, ben de Sevgili Nurten’in hazırlamış olduğu örneği yayınlayım istedim.
Sonra aklıma geldi, benden uzun zamandır “Kurdele Nakışı Deseni” isteniyordu.
Hemen bir kağıt kalem alıp, deseni çizdim.
Fena da olmadı.
Desenin üzerine tıkladığınızda daha da büyük hali ekrana gelecektir.
Deseni istediğiniz kadar uzatıp, kısaltabilirsiniz.
İsterseniz modelde ki gibi uzun kenarları karşılıklı getirip, ortadan kenarlara doğru küçültürsünüz, isterseniz tam tersini yapıp, ortada küçükleri birleştirip, kenarlara doğru uzatırsınız.
Kullanım alanı da çok geniş. Havlulara rahatlıkla uygulanır. Her kenarına modeldeki gibi işleyip kare bir masa örtüsü yapabilirsiniz. Sadece kısa kenarlarına işleyip Şömentable yapabilirsiniz. Çanta işleyebilirsiniz.
Bu modelde “Ayaklı Gül” diye tabir edilen teknik kullanılmış.
Daha önce “Örümcek Gül” yapımını anlatmıştım.
Ayaklı Gül’de trabzanı 5 değil de 3 adet yapıyoruz ve gene kurdelemizi birer tane atlayarak sarıyoruz.
Minik çiçeklerden hoşlananlar için oldukça basit ve göze hitap eden bir teknik.
Takıldığınız nokta olursa resimlerle de anlatabilirim.
Bu arada Mesai bitimine hala varrrrrrrrrrrrrrrrrr….




Yorum Yapın